G MALL SİNEMA YANGINI
Prof.Dr.Abdurrahman Kılıç
Sinemada yedi önemli hata bulunmaktadır. Itfaiye 200 m ileride olmasaydı ve birkaç dakika geç kalsaydı üst salon cesetlerle dolu olurdu, bu yangında ölüm olmaması bir mucize.
İstanbul Küçükçiftlik Parkı içinde bulunan G-Mall alışveriş merkezinde 14.12.2004 günü saat 9.00 sıralarında meydana gelen yangın büyük panik yarattı. Olayın başlamasından bir süre sonra olay yerine ulaştığımda yangın söndürülmüştü. Fakat alışveriş merkezinin özellikle üst katları tamamen duman içerisindeydi. Dumanın içinde itfaiye amirleri ile dolaşarak her bölümünü inceleme olanağı buldum
Yangın "Büyü" isimli filmin galasının yapıldığı akşam meydana gelmişti. Kırmızı kumaştan ve polistren malzemeden tünel oluşturulmuş ve içerisi mumla aydınlatılmış. Alış-veriş merkezi olarak da kullanılan binanın içinde bulunan yedi adet sinemanın tamamı doluyken, merkezin giriş kısmında bulunan tünelin dekorasyonunun tutuşmasıyla yangın başlamış. Korku tüneli diye adlandırılan dekorasyonun yapıldığı yer alışveriş merkezinin girişinde olup bu kısım atrium şeklinde olan bölümün zemininde yer almaktadır.
Mumlardan birisinin tüneli oluşturan dekorasyon malzemeleri tutuşturması ile kolay yanıcı olan malzemeler yoğun duman çıkararak bir hızlı şekilde yanmaya başlamıştır. Dekorasyonda, kırmızı renkli çok hızlı yanıcı liflerden oluşan kumaş görünümlü bir malzemenin kullanıldığını ve enkaz içinde polistren parçaları olduğunu gördüm.
|
 |
| |
|
Ülkemizde büyük bir yangın olduğu zaman ya sabotaj denir, ya itfaiye geç kaldı diye yazılır ya da binanın bekçisi veya hademesi sorumlu tutulur. "Bu yangın daha farklı olacak mal sahibi, yüklenicisi, mimarı, mühendisi ve işleticisi kusurları oranında sorumlu tutulacaklar" diye düşündüm ama yine olmadı. Çok şükür yangında kimse hayatını kaybetmedi. Eğer bir kişi hayatını kaybetseydi, suçlu mum olurdu ve gazetelerde "Katil Mum" başlıklarını görebilirdiniz. Mumun katil olduğu yazılmadı ama yangını güvenlik elamanlarının şakalaşırken çıkardıkları ilk sayfalarda yazıldı. Bütün sorumluluk dekorasyonu yapan elemana atıldı.
|
| |
| Ülkemizde büyük bir yangın olduğu zaman ya sabotaj denir, ya itfaiye geç kaldı diye yazılır ya da binanın bekçisi veya hademesi sorumlu tutulur. Bu yangında işletmeci, elektrik mühendisi ve makina mühendisi sorumlu tutulmalıdır. |
|
| |
İkinci gün, aydınlıkta binanın içini bir kez daha görmek için gittiğimde dönüşte taksiye bindim. Şoför "Abi bir mum koca bir sinemayı yaktı" dedi. Güldüm."Mum yakmadı, mentalitemiz yaktı" dedim. Pek anlamadı ne demek istediğimi. "Bekçiler oynarken düşürmüşler" diye ilave etti. Nasıl anlatabilirdim işletmecinin hatasını, makine mühendisinin yanlış projelendirdiğini, elektrik mühendisinin uygun tasarlamadığını. Nasıl açıklayabilirdim bu tür haberlerin ve yorumların gelecek kuşaklara zarar verdiğini, daha önceki yangınların böyle ele alınmamış olsaydı kimsenin hiç zarar görmeyeceğini. Cevap vermedim.
Basının ve yetkililerin olaya bakış açısını gördükçe yazık demek geliyor içimden. Her türlü önlemin alınmış olduğunu, kimsenin ölmediğini yazanlar, söyleyenler çok oldu. Ama "itfaiye 200 m ileride olmasaydı ve birkaç dakika geç kalsaydı üst salon cesetlerle dolu olurdu, bu yangında ölüm olmaması bir mucize" diyen olmadı. Neden insanlar ölüm tehlikesi altında kaldı, neler eksikti diye soran olmuyor? Söyleyenler ise dinlenmiyor.
|
 |
Bu yangın birçok nedenle başlamış olabilir. Yangının çıkış nedeni ne olursa olsun neden büyüğü irdelenmeli ve tartışılmalıdır. Mumun eriyerek devrilmesi, güvenlik elemanlarının mumu devirmesi, müşterilerden birisinin muma çarpması, mumum üzerindeki örtünün ısınarak tutuşması, elektrik kontağı gibi birçok nedenle yangın başlamış olabilir. Eğer kasıt ve ihmal varsa bu bir suç olarak değerlendirilir, fakat yangının genişlemesine, dumanın yayılmasına, insanların çıkamamasına neden olan suçları ortadan kaldırmaz ve azaltmaz.
Duman atrium boşluğundan üst kısımlara doğru yayılarak üst katlardaki sinema salonlarının koridorlarına ulaşmış.
|
| |
| Itfaiye 200 m ileride olmasaydı ve birkaç dakika geç kalsaydı yedi numaralı salon cesetlerle dolu olurdu, bu yangında ölüm olmaması bir mucize. |
|
| |
Sinema salonlarının hepsini inceledim. Üç numaralı salonun dışarıya açılan camlı kapısı olmasına rağmen yanındaki camların tamamen kırıldığı, dört numaralı salonun kapısının açık olduğu fakat üzerinde asma kilit bulunduğu, yedi numaralı salonunun çıkışın tesisat dairesi içerisinden çok dar bir koridordan geçilerek merdivene ulaşıldığını ve asma kilitle kapatılmış olduğunu gördüm.
Sinemada yedi önemli hata bulunmaktadır. Bunlardan birisi doğru dürüst yapılsaydı insanlar zarar görmeyecekti. |
 |
- Olayın meydana gelmesi, yangının hızlı şekilde büyümesi ve yoğun duman oluşmasının nedeni polistren malzemenin kullanılmasıdır. Alışveriş ve kültür merkezlerinde benzer kolay yanıcı malzemelerin bulunması büyük bir ihmaldir.
- Bir başka önemli husus atriumda ve sinema salonlarında duman kontrolü yapılamamasıdır. Bu tip yapılarda oluşacak dumanın tahliye edilebilmesi için yangın başlangıcında egzost fanlarının çalıştırılması gerekirdi. Merkezde duman ve egzost fanları olmasına rağmen otomasyonu yapılmamıştır. Yapılmış olsa bile elektrik zonlaması yapılmadığından yangın başlangıcında binanın elektriği kesildiği için fanlar çalıştırılamayacaktı.
- Sinema salonlarının yangın kaçış merdivenlerine kapıları olmasına rağmen olayın tanıkları kapıların kilitli olduğunu belirtmişlerdir. Üst salonun yangın çıkış kapısının kilitli olduğunu bizzat gördüm. Bazı kapılar ise açık olmasına rağmen üzerinde asma kilit bulunmaktaydı. Muhtemelen bu kapılar da olay sırasında veya sonradan açılmıştır. Bence en büyük hatalardan birsi bu kapıların kilitli olmasıdır.
- Yangın çıktığında duman dedektörleri algılama yaptığında siren sisteminin devreye girerek üst kısımdaki insanların uyarılması gerekirdi. Yangın ilk algılandığında elektrik kesilmeden uyarı sistemi çalışmış olsaydı insanlar daha erken tahliye edilebilirdi.
- Başka önemli hususlardan biri elektrik kesildiği zaman acil aydınlatma cihazlarının devreye girmemesidir. Daha doğrusu acil aydınlatma sisteminin olmamasıdır. Alışveriş ve kültür merkezlerinde kaçış yollarının ve salonların elektrik kesildiğinde devreye giren bataryalı acil aydınlatmasının olması gerekirdi.
- Kaçış kapılarının yeterince işaretlenmediği ve insanların salona girdikleri kapıdan çıkmaya çalıştıkları anlaşılmaktadır. Çıkış kapıları üzerindeki yönlendirme işaretlerinin sürekli ışıklı, kendinden bataryalı olması insanların kolaylıkla görülebilir olması gerekirdi. Yangın sırasında yönlendirmeler görülmemekteydi. Yönlendirme olmadığı için çıkış kapının yanındaki camlar kırılmıştı.
- Sprinkler sistemi mevcut olmasına rağmen standartlara uygun olarak dizayn edilmemiştir. Başlıkların püskürttüğü suyun çok az olduğu ve yangını söndürecek seviyede olmadığını gördüm. Atrium boşluğu ise koruma altına alınmamış. Atriumun üst kısmında farklı başlık kullanılması gerekirdi. Başlıklardan akan su miktarı bir yangını söndürecek miktarda değildi. Belli ki seçilen pompa yangın pompası özelliğinde ve yeterli kapasitede değildi.
Türkiye Yangından Korunma Yönetmeliğine göre, yönetmelik hükümlerinin uygulanmasından, yatırımcı kuruluşlar, mal sahipleri, işveren temsilcileri, tasarım ekibi, mimar ve mühendisler, uygulayıcı yükleniciler, imalatçılar görevli ve sorumludurlar. Ayrıca, yapı üretiminde ve kullanımında yer alan müşavir, danışman, proje kontrol, yapı denetim ve işletme yetkilileri sorumlu tutulmaktadır.
Diğer taraftan sigorta şirketleri, yangına karşı sigorta ettirme talebi aldıkları bina, tesis ve işletmelerde, bu Yönetmelik hükümlerine uyulup uyulmadığını kontrol etmek zorundadır. Sigorta eden kuruluşun sistemleri kontrol etmesi gerekirdi.
Gelişmiş ülkelerde böyle bir olay meydana gelseydi, zarar görenler mal sahibinden ve sigorta şirketinden çok yüklü tazminat alırlardı. Bizde ise sadece "kader" denilip geçilecektir. Yangın olaylarına bakış açımız değişmedikçe böyle olaylara daha çık sık rastlayacağız.
Bana göre yangının büyümesinin ve dumanın hızlı şekilde yayılmasından işletmeci ile projelendirmeyi yapan elektrik mühendisi ve makina mühendisi sorumlu tutulmalıdır.
|
|
|